15 Mayıs 2014 Perşembe

Kapkara...



İki gündür nefes almak zor, çalışmak zor, oturup düşünmek zor... Her şey zor geliyor çünkü Soma'da ölen o canlar insanın aklından çıkmıyor. Sahip oldukların için daha da çok şükrediyorsun, çünkü sahip olmasaydın sen de yerin metrelerce altında çalışmak zorunda kalabilirdin ve de düştüğü yeri yakan o ateş bugün senin ocağına düşmüş olabilirdi. Üzülüyorsun çünkü ateş düştüğü yeri yakar deyip geçemiyorsun, tren vagonları gibi yanyana açılmış o mezarları görünce boğazın düğümleniyor, yutkunamıyorsun. Kendini suçluyorsun, şimdiye kadar üzüldüğün, etrafındaki insanları kırdığın şeylerin ne kadar önemsiz ne kadar şımarıkça olduğunu düşünüyorsun. Kızıyorsun hem de çok kızıyorsun bu düzene, neden birileri bunları yaşamak zorunda kaldığı için. Kızıyorsun çünkü biliyorsun ki bu "kader" deyip geçecek kadar basit bir şey değil, hiç değil. Nefret duyuyorsun yaşanan bu faciayı, bu ihmali normalleştirmeye çalışanlardan, o insanların senin vatanım dediğin toprakların başında olmasından, seni temsil etmesinden büyük nefret duyuyorsun.

"Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin" diyen bir işçi bir anda ülkesindeki tüm insanları allak bullak ediyor. Ne zaman bu hale geldik, ne zaman bir insan kendi canının bu kadar önemsiz olduğunu hissetmeye başladı sorularını sorduruyor. Herkes bir suçlu arıyor... Kendisine muhtaç olsun diye fakirin daha da fakir cahilin daha da cahil kalmasını sağlayan siyasiler, hastaneye gittiğinde kendisine bir böcek gibi davranan hemşireler, bir kamu kuruluşuna gittiğinde yüzüne bile bakmayan memurlar... Herkes sırayla suçlanıyor, evet çünkü bu utanılası durumda elbette onların da payı var. Ama suçlu bulmak hep kolay, çözüm bulmak hep zor öyleydi değil mi... SEV, insanları sev! Ölünce yada böyle tokat gibi kalbinin tam orta yerini acıtacak bir şey olmadan sev. Sokakta gördüğün temizlik işçisine kolay gelsin de, gittiğin restoranda sana yemek getiren garsona teşekkür et, yanından geçerken site görevlisine günaydın de yada sadece gülümse, görmezden gelme. "Gerçek dünya"da bunları yaptığında göreceksin ki "sanal dünya"nda duygusal içerikli, kelime oyunlarıyla dolu mesajları forward etmekten çok daha mutlu olacaksın, kendini çok daha insan hissedeceksin. İşte biz bunları yapmaktan vazgeçtiğimizde "biz bu hale geldik". İşte biz bunları yaptığımızda o işçi kirleteceği çarşafı düşünmekten vazgeçebilecek, biz de insan olmayı başarabileceğiz...

Sevgiler,
S.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder